Tohumdan roket başlığına

İklim değişikliğine meydan okuyan kenevir, dönüştüğü endüstriyel ürünlerle de dikkat çekiyor. Samsun’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin girişimleriyle başlayan kenevir atağı ‘Vezir’ ve ‘Narlı’ tohumlarıyla taçlanırken, şimdilerde bu tohumlardan bir dizi ürün elde ediliyor. Kenevirden yapılan ürünlerin esnek ve darbe emici olma özelliğinden dolayı araba tamponu çalışmaları aralıksız yapılıyor. Ayrıca, üniversitede kenevirden yapılan malzemelerin radara takılma olasılığını düşürdüğü tespit edildikten sonra roket başlığı çalışmaları başladı. Özellikle savunma sanayiinin ilgi duyduğu kenevir, yalıtım malzemesi açısından da ümit vaat ediyor. Üniversite bünyesinde şu an kenevirden elde edilen 20 civarında ürün üzerinde çalışılıyor.

KENEVİR EKİMİ 4 BİN DÖNÜM AŞTI

Kenevirin ekonomiye katkı sağlaması ve vatandaşın gelir elde etmesi için ilk etapta tohum desteği sağlanması büyük önem taşıyordu. Bu noktada çalışmaları yoğunlaştıran üniversite, iki tohumun tescillenmesini sağladı. Bu tohumlardan biri üretim hakkının yüzde 15.5 karıyla özel bir firmaya 10 yıllığına satıldı. Üniversite tohumla, üretime bir garantör olarak sahaya girmiş oldu. Samsun’da vatandaşa verilen destekler sayesinde 300 dönümle başlayan kenevir ekimi bugün 4 bin dönümü aşar noktaya geldi.

Kenevir için üniversite bünyesinde yapılan proje çağrısına, 17’si mühendislik alanında olmak üzere 22 başvuru geldi. Şu an bu projelerin 4’ü patent başvurusu yapacak aşamaya ulaştı.

TEK SULAMAYLA ÜRETİM

Bafra ve Çarşamba ovalarında hiç sulama yapılmaksızın kenevir üretilebildiğini belirten Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Buradan aktif tohum elde edilebiliyor. Ayrıca Samsun’un 50 kilometrelik alanında ise sadece 1 kez sulamayla üretim yapılabiliyor. Ayrıca su yatakları yine lif çıkarmak için son derece uygun imkan sağlıyor” dedi.

TERK EDİLEN ATÖLYELER ÇALIŞMAYA BAŞLADI

Kenevir ekiminde devamlılık için üniversiteye tarım il müdürlüğü ve Karadeniz Araştırma Enstitüsü’nün de destek verdiğini söyleyen Ünal, “500 dönüm alanda alım garantili olarak üreticiye tohum verip, işlemleri vatandaşın üstlendiği bir süreç yürütüyoruz. Bölge halkının kenevir üreterek endüstriyel dönüşüme katkı sunması için üniversite olarak desteğimizi sürdüreceğiz. Bu kapsamda 10 yıl içinde 300 bin ton kenevir üretimine ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Samsun, Kastamonu ve Amasya’da da kenevir üretimi için çalıştıklarını söyleyen Prof. Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Havza’da kurulan 20 bin metrekarelik tekstil fabrikası yakında açılacak. Samsun’un tanıtımına katkı sunacak kültürel ürünler de ürettik, özellikle tekstil alanında güzel çalışmalar yapıldı. Vezirköprü’de terk edilen atölyeler bu proje ile yeniden çalışmaya başladı.”

Yavuz Ünal.

Uyuşturucu algısına neşter

Kenevirle ilgili olumsuz algıya dikkat çeken Prof. Ünal, kenevirin insan zihninde uyuşturucuyla eşleştiğini belirterek, “Üniversitenin ürettiği iki farklı kenevir tohumunda THC ( Tetrahidrocannabinol) olarak isimlendirilen sağlıksız madde oranı çok çok düşük. Yani standartlara göre oran 4 iken, bizim tohumlarımızda bu 2. Dolayısıyla bu ürünün uyuşturucu olarak kullanılma ihtimali yok denecek kadar az. Olası risk nedeniyle bu noktada kontrollü üretim için yasal bir düzenleme de yapıldı. Buradaki yetki Toprak Mahsulleri Ofisi’ne devredildi” ifadesini kullandı.

3 şekilde kullanılıyor

Kenevirin 3 şekilde kullanıldığını söyleyen Ünal, şunları söyledi: “Biri geleneksel olarak tekstil malzemelerinde lif kullanılıyor. Yapı malzemelerinde öne çıkan kıtık yani çıra önem taşıyor. Kozmetik ve sağlık ürünleri alanında ise tohum, çiçek ve buradan çıkarılan yağ kullanılıyor. Temel hedefimiz kenevirin her parçasının uygun şekilde kullanılması.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir