Öğretmen, cezaevinden yeni çıkan bir veli tarafından silahlı saldırıya uğradı –

Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube Başkanı Hatice Hazar’ın ifadesine göre, Adana’nın Seyhan İlçesindeki Şehit Duran Keskin İlkokulu’nda görev yapan bir öğretmen, cezaevinden bir hafta önce tahliye olan bir veli tarafından darp edilerek silahlı saldırıya maruz kaldı. Başkan Hazar, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“BU BİR CİNAYETE TEŞEBBÜSTÜR”

Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube Başkanı Hatice Hazar, basın açıklamasında, 1 hafta önce cezaevinden tahliye edilen bir veli tarafından öğretmenin okulun önünde önce darp edildiğini, daha sonra silahlı saldırıya uğradığını belirtti.

Hazar, “Silah ateşlendi, öğretmenimizin hayatı açıkça tehlikeye atıldı. Aniden verdiği tepki sayesinde bir cinayet önlendi. Yani öğretmenimiz bugün tesadüfen, şans eseri hayatta. Bugün olup bitenler, yarın başımıza gelmeyecek demenin hiçbir garantisi yok. Bu sebeple eğer tepkisiz kalırsak, şiddet olayları artabilir ve biz eğitim emekçileri olarak endişeyle okula gitmek zorunda kalabiliriz. Bizler, bu sistem içinde var olmak istemiyoruz. Şunu açıkça belirtiyoruz; bu bir saldırı değil, bu bir cinayete teşebbüstür” dedi.

“Öğretmenler daha önce darp edildi, tehdit edildi, bıçaklandı, öldürüldü”

“Adana iline bağlı Seyhan ilçesindeki Şehit Duran Keskin İlkokulu’nda görev yapan öğretmenimiz A.G., bir hafta önce tahliye olan bir veli tarafından okulun önünde darp edilmiş ve silahlı saldırıya uğramıştır. Saldırı sırasında ateşlenen silah, öğretmenimizin hayatını tehlikeye attı. Öğretmenimiz son anda tepki göstererek vurulmaktan kurtuldu, olası bir cinayet engellendi. Net bir şekilde ifade etmek gerekirse: Bu ilk değil. Öğretmenler daha önce darp edildi, tehdit edildi, bıçaklandı, öldürüldü. Bu olaylar her seferinde ‘münferit’ olarak adlandırılarak geçiştirildi. Bugün yaşanan saldırı, uzun yıllardır görmezden gelinen öğretmenlere yönelik şiddetin kaçınılmaz bir sonucudur.

“Öğretmeni yalnızlaştıran ve caydırıcı önlemleri almamak doğrudan sorumluluktur”

Şiddete eğilimli bireylerin denetimsiz bir şekilde toplumda dolaşması ve okullara girebilmesi kabul edilemez. Okulların korunmasız bırakılması, öğretmenleri yalnızlaştırması ve caydırıcı önlemlerin alınmaması doğrudan sorumluluktur. Eğitim-İş olarak olayın öğrenildiği anda okula müdahale ettik. Öğretmenimiz darp raporu aldı, fail hakkında şikayet süreci başlatıldı. Sendikamızın avukatı durumu yakından takip ediyor. Ancak vurgulamak gerekir ki; bu konu sadece adli bir dosya değildir; aynı zamanda siyasi ve idari bir sorumluluktur.

“Okullar hemen en güvenli yerler haline getirilmelidir”

Yöneticilere bir kez daha ve gür bir şekilde sesleniyoruz: Okullar derhal en güvenli yerler haline getirilmelidir. Öğretmene yönelik şiddet vakalarında tutuksuz yargılama uygulamasına son verilmelidir. Saldırının faili en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Eğitim-İş olarak öğretmenimiz A.G.’nin yalnız olmadığını ilan ediyoruz. Eğer bu durum sonsuza dek devam edecekse, gereken adımlar atılana kadar susmayacağız.” (Kaynaklar: ANKA-EĞİTİM İŞ)