İktisatçı Mahfi Eğilmez, merkez bankalarının altın satışlarının arka planını masaya yatırdı. Eğilmez, sürecin 28 Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başladığını belirtti. Bu olaylar, İran’ın karşılık vermesiyle bölgesel bir çatışmaya dönüştü ve 7 Nisan gecesi ABD’nin nükleer silah imasına rağmen ateşkes kabul etmesiyle yeni bir aşamaya girdi. Geçici ateşkes süresi boyunca İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden deniz trafiğine açmayı taahhüt etti.
Eğilmez, savaş öncesi ve sonrası finansal göstergeleri değerlendirirken, piyasalardaki dalgalanmaların yalnızca anlık verilere dayanmadığını vurguladı. Savaş süresince yaşanan sert dalgalanmaların, tek yönlü yükseliş ve düşüşlerden daha büyük kayıplara yol açtığını ifade eden Eğilmez, piyasalardaki sakin görünümün kısa sürede geri gelmesinin mümkün olmayacağını, ancak kalıcı bir barışın sağlanması durumunda toparlanmanın hızlanabileceğini belirtti.
Altın fiyatlarının dalgalanmasına özel bir parantez açan Eğilmez, altının kriz dönemlerinde güvenli bir liman işlevi gördüğünü ifade etti. Eğilmez, bu durumu denizde seyreden gemilere benzeterek, “Normal koşullarda gemiler yük taşımak için hareket halindedir; ama fırtına çıktığında güvenli bir limana sığınmak en doğru karar olur. Bu süre zarfında gemi ekonomik olarak üretken değildir, ancak taşıdığı yükü korur. Altın da tam olarak bu şekilde çalışır: Kazanç sağlamaz ama belirsizlik dönemlerinde değerini korur.” şeklinde açıkladı.
Savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının artması, savunma harcamalarının yükselmesi ve enflasyon beklentilerinin güçlenmesi, yatırımcıları farklı arayışlara yönlendirdi. Eğilmez, bazı merkez bankalarının, özellikle carry trade (faiz farkından yararlanma) stratejisi güden yatırımcıların çıkış taleplerini karşılamak amacıyla rezervlerindeki altının bir kısmını sattığını vurguladı. Bu durum, altın fiyatlarında geri çekilmelere neden oldu.
Eğilmez, ABD hükümetinin öngörülemez tavırları ve bölgedeki kırılgan dengelerin belirsizliği sürdürdüğünü ifade etti. Siyasetin ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Eğilmez, günümüz dünyasında finansal piyasaların, siyasal aktörlerin sınırsız hareket etmesine olanak tanımadığını ve zamanla piyasaların gerçeklikle yüzleşeceğini belirtti. Ateşkesin kalıcı olup olmadığını, diplomatik mesajlardan ziyade fiyat hareketlerinin göstereceğini kaydetti.