Boğaziçi Üniversitesi’nde, ‘kayyım rektör’ atamasına karşı başlatılan direniş, altıncı yılına girdi. Akademisyenler, her gün rektörlük önünde düzenledikleri sessiz nöbetle mücadelelerini sürdürürken, bugün üniversitenin kapısında mezunlar da seslerini yükseltti.
Boğaziçi Üniversitesi mezunları, 5 yılı aşkın süredir devam eden akademik direnişe destek vermek ve kampüsteki baskıları protesto etmek amacıyla her ayın ilk Cuma günü gerçekleştirdikleri buluşma etkinliklerinden birini Etiler Kapısı’nda yaptı. “Üniversiteme dokunma” yazılı dövizlerle bir araya gelen mezunlar, mevcut yönetimin keyfi uygulamalarına karşı geri adım atmayacaklarını duyurdular.
Etkinlikte yapılan açıklamada, Boğaziçi’nin demokratik geleneklerine aykırı bir şekilde gerçekleştirilen rektör atamasının üzerinden tam 5 yıl geçtiği hatırlatıldı. Mücadelenin yalnızca bir kurum için değil, Türkiye genelindeki özerk üniversite anlayışı için de sürdürüldüğü vurgulandı. Mezunlar, akademisyenlerin her gün düzenlediği 15 dakikalık sessiz nöbetin, kurumsal onurun bir simgesi haline geldiğini ifade etti.
Mezunlar, özellikle Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Prof. Dr. Cem Say gibi akademisyenlerin maruz kaldığı disiplin soruşturmaları ve görevden almaların, sistematik bir yıldırma politikasının ürünü olduğunu savundular. Açıklamada, “Son 4 yılda 17 ayrı disiplin soruşturması açılan Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve hukuksuz bir biçimde Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı görevinden alınan, mahkeme kararı ile görevine iade edilen ancak tekrar disiplin cezasıyla başkanlığı sona erdirilen Prof. Dr. Cem Say’ın yaşadığı mobbing, bu yıldırma politikalarının en somut örnekleridir” denildi.
Mezunlar, öğrencilerin kampüs yaşamına yapılan müdahalelere de dikkat çekerek, 32 yıllık Taşoda Müzik Festivali’ne getirilen engeli sert bir dille eleştirdi. Yönetimin geri adım atmasıyla festivalin gerçekleştirilecek olmasını olumlu bulduklarını belirten mezunlar, yönetimin sanata ve özgür düşünceye karşı tutumunun bu olayla bir kez daha tescillendiğini ifade etti.
Kamuoyunu Boğaziçi bileşenleriyle dayanışmaya davet eden mezunlar, üniversitelerin siyasi otorite yerine bilimsel aklın rehberliğinde olması gerektiğini belirterek, açıklamalarını “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!” sloganıyla sonlandırdılar.